Wednesday, August 10, 2022

Notlar -Temmuz 2022

Geçen Ağustos'ta fikir almak için gittiğimiz üçüncü -ve son- doktordan çıkıp hep beraber bir kafeye oturduk. Başımız önümüzde ne yapmamız gerektiğini düşünüyoruz. Korse mi ameliyat mı? Endişeliyiz. Masanın köşesinde oturan Yağmur beklemediğim bir anda güçlü ve kararlı bir şekilde öne çıkıp "Tamam, ben ameliyat olmak istiyorum." dedi. İşte o gün başlayan zorlu süreç, hissediyorum, birkaç gün önce nihayet bitti. Hastane yatağındaki varoluşsal mutsuzluk, acılar içindeki ilk yürüme denemesi, LGS stresi, bir türlü dinmeyen omurga ağrıları... Hepsi geride kaldı. Üstelik bebeğim kafasına uygun bir okul kazandığı için çok mutlu. Şükürler olsun. Sen bilimi başımızdan eksik etme Yâ Rabbim!

Epey zayıflamış durumdaki okuma kaslarımı bir nebze olsun güçlendirebilmek için bayram tatilinde Erdal İnönü ile yapılan uzun söyleşi kitabını okudum. Nehir söyleşileri seviyorum, o insanla konuşuyorsun gibi oluyor. Satın aldıktan sonra evdekilerin şaşkın bakışları altında kitabı birkaç parçaya ayırdım. Böylece hem kitabın 'kutsal' olduğuna dair -bir miktar bende de olan- tuhaf algıya karşı çıkmış oluyorum hem de çantada öyle taşıması kolay oluyor. Ardından, Juan Rulfo'nun bayıldığım Kızgın Ova'sını 38 yıl sonra! bir kez daha okumaya başladım. İnsan ruhunun bu kadar derinlerine inebilmesine hayranım Juan babanın. "Ağaçların arasından bir baykuş ötüyor. Estaban yeniden ineğin sırtına atlıyor, sabah esintisi yüreğine çöken korkuyu uzaklara taşısın diye gömleğini çıkarıyor."
Dünya Satranç Şampiyonu Magnus Carlsen yüzbinlerce doları reddederek üç ay sonraki ünvan maçlarına çıkmayacağını, çünkü o hazırlık sürecinden hiç zevk almadığını açıklayarak maçtan çekildi. Doğu ile Batı'yı birbirinden ayıran şeylerden birinin de bu güçlü 'bireysel' kararlar olduğu fikrindeyim. Hayatın tek bir şeyden ibaret olmadığını düşünebilmek ciddi bir tatmin ve olgunluk seviyesini gösteriyor.
Dilozof diye Youtube'de bir felsefe doktora öğrencisi var, videoları hoşuma gidiyor. Yalnız, felsefeyle kurduğum ilişkide şöyle bir sıkıntım oluyor: Bir zaman sonra "Amaan, neyse ne" diyesim geliyor.
Liberal / sol tartışmasında bir arkadaşımın sayfasına yazdığım notu buraya da almak istiyorum : Liberallerin solu diğer kolektivist fikirlerle yan yana koymalarının tarihsel bir sebebi var, eyvallah. Öte yandan, sol da kendi tarihinden ciddi dersler aldı ve dönüştü. Liberallerin 'insanın toplumsal bir varlık olduğunu' çok fena gözden kaçırdıklarını düşünüyorum. Piyasaya müdahale edilmemesi gerektiğine bu kadar inananların 2008 Lehman Brothers krizinin sebeplerine ve sınırlanmamış kapitalist sistemin piyasalara ne zararlar verdiğine bakmalarında fayda var.
Yağmur yaz tatilinde kendi kendine C Sharp bilgisayar diline çalışmaya başladı. Şaşkınım. Demek ki yazılıma gerçekten ilgisi var. Hangi alan olursa olsun, daha küçük yaşta yönünü doğal bir şekilde belirlemeye başlayan çocuklara bayılıyorum. Su yolunu bulunca güzel oluyor.