Wednesday, November 30, 2022

Notlar - Ekim/Kasım 2022

İsrail'de işe hep bisikletle gider, yolda müzik dinlerdim. Dönüşte bazen hava iyice kararmış olurdu. Kulağımda Zülfü'nün 'Dağlara Küstüm Ali' şarkısı, kaldırımın ortasındaki o yaşlı ve eğik ağacın yanından geçerdim. Yaşadığım büyük, üzücü kopuşlar gelirdi aklıma, nedense hep de orada! Livaneli'nin 'müzisyen' olarak bende özel bir yeri var, fakat o gittiğimiz "Duvar" oyunu neydi peki? Çok uzun zamandır bu kadar kötü, seyirciyi bu kadar aptal yerine koyan bir oyun izlememiştim. Bu nasıl bir cesaret? Yani ünlüsün diye her şey OK mi? Çözemedim.

Kedimiz Poki tahmin ettiğimiz gibi obez olmuş. Veteriner röntgenini çekti, ilaçlar verdi vs. Canım ya, ben televizyon izlerken yanıma gelip kıvrılıyor, mırlıyor filan hep. O anlar hoşuma gidiyor, başını okşuyorum. Sanırım iyi bir hayvansever değilim, maalesef bana müthiş bir mutluluk vermiyor Pokicik. Ne yapmalı?

Disney'de Kaptan Kusto'nun hayatını anlatan "Becoming Coustea" diye bir belgesel izledim. Kurgusu, duygusu vs mükemmeldi. Amy'den beri izlediğim en iyi belgesel; sonunda nerdeyse ağlayacaktım. Bazı insanlar yaşarken 'hayattan bile büyük' oluyor, Kaptan da onlardan biriymiş. Mubi'de de "İşte sanat bu!" diye şapka çıkardığım bir kısa film izledim, "Rosa Rosae" diye. Carlos Saura baba ne çekmişse izlenecek artık, mecbur.

Bağlamada fena gitmiyorum, her gün çalışıyorum. Youtube'deki solfej videolarının bazıları çok iyi, onları izleyip uyguluyorum. "Değmen Benim Gamlı Yaslı Gönlüme"yi hayatta en sevdiğim türkü seçtim. Aslında do diyez'i bastıktan sonra bir şarkının kötü olması mümkün değil, bunu fark ettim. Uzak iken çok anlamadığımız şeyler yakınlaşınca çözülüveriyor.

Pek içki içmiyorum ama Şeyh Galib'deki şu beklentiye bayıldım, böyle kapatayım : Ey Sâki! Sen bize İsrafil ol. Ölümümüzü yaşayışa çevir.

Thursday, November 24, 2022

Öğretmenler Günü Hakkında

Bizim zamanımızda öğretmenler çok fena dayak atarlardı. Dayak yoksa azar vardı. Onlarla ilgili olarak aklıma gelen ilk şey bu. Komik ve saçma bir anı : Akrabamız da olan ilkokul öğretmenim matematik dersinde (biraz dalmış olacağım ki) "Hakkı, öyle öküz gibi bakma tahtaya, zaten matematiğin kötü!" demişti. Hocam, bana 'öküz' diyebilirsiniz ama 'matematiğin kötü' diyemezsiniz!

Peki, öğretmenler teknik açıdan nasıldı genel olarak? Çocuk halimle pek değerlendiremezdim; şimdi geriye doğru baktığımda kalitenin pek de kötü olmadığını, arada gerçekten iyi hocaların da bulunduğunu teslim etmeliyim.
Çocuğu özel okula da devlet okuluna da gitmiş bir veli olarak şunu rahatça söyleyebiliyorum artık : Öğretmenler özel okullarda işten atılma, veli höykürmesi vs sebebiyle iyi kötü geliştiriyorlar kendilerini (Çok acı ama, 'yaşasın kapitalizm' diyesi geliyor insanın). Devlet okullarında ise hiçbir şey umurlarında değil, müdürün azarı dışında! Derslere geç geliyorlar, öğrencilere bir video açıp telefonlarına bakarak zaman geçiriyorlar vs. Üstelik kendilerine saklamaları gereken saçmasapan fikirlerini öğüt olarak çocuklara aktarıyorlar.
Öğretmenlerin sırf mesleklerinden dolayı neden bu kadar saygı gördüğünü anlayamıyorum. Kesinlikle abartılı bir durum. İşleri bu yahu! Birkaç istisnası hariç şimdiye dek pek de öyle iyi öğretmen görmedim maalesef.
O birkaç sevgili hocamın, babamın, ve kitaplarımın öğretmenler gününü içtenlikle kutlarım.

Monday, November 14, 2022

Acı Tatlı Hatıralar - 13

İran dönüşü, Dikili'deki yalnız hayatında annemdeyim. Yeni aldığım Sony video kamera ile sağı solu çekip duruyorum. Annem en güzel kıyafetlerini giymiş, neşeli bir telâş içinde. Akşama salaş bir kahvehanenin üstündeki loş, küçük bir mekânda belediye korosunun provası var. Çamlık'ın yanından yürüyerek kasabaya iniyoruz. Sesi çok güzel annemin, solistlerden biri de o zaten. Yarım saat sonra sıra ona geliyor. Duvardan sarkan tozlu bir üçlü prizin yanında, kapı önündeki dar yerde türküsüne başlıyor. Bir serçe gibi heyecanlı ve ürkek. Ben tahta sandalyede bir yandan onu dinliyor, bir yandan makineyle ileri geri çekimler yapıyorum. Gülümseyerek bana doğru söylüyor şarkısını annem. Kameradaki yüzünde sevgiyi ve ölümü görüyorum.