İran dönüşü, Dikili'deki yalnız hayatında annemdeyim. Yeni aldığım Sony video kamera ile sağı solu çekip duruyorum. Annem en güzel kıyafetlerini giymiş, neşeli bir telâş içinde. Akşama salaş bir kahvehanenin üstündeki loş, küçük bir mekânda belediye korosunun provası var. Çamlık'ın yanından yürüyerek kasabaya iniyoruz. Sesi çok güzel annemin, solistlerden biri de o zaten. Yarım saat sonra sıra ona geliyor. Duvardan sarkan tozlu bir üçlü prizin yanında, kapı önündeki dar yerde türküsüne başlıyor. Bir serçe gibi heyecanlı ve ürkek. Ben tahta sandalyede bir yandan onu dinliyor, bir yandan makineyle ileri geri çekimler yapıyorum. Gülümseyerek bana doğru söylüyor şarkısını annem. Kameradaki yüzünde sevgiyi ve ölümü görüyorum.
No comments:
Post a Comment