Satranç Dünya Şampiyonası Hindistan’da devam ediyor. Üçüncü maç ile birlikte, nihayet gerilim, kan, gözyaşına benzer birşeyler görebildik. Anand bir ara insiyatifi ele aldı maçta, ancak ne yazık ki sonuca ulaşamadı ve ters renkli fil finali beklendiği gibi beraberlikle bitti. İyi maç oldu.
Satrançta beraberlik özellikle üst seviyelerde normal bir durum, ancak, ilk iki maçtaki gibi vakıasız maçlar satrancın ölümüne yol açacak diye korkuyorum. Carlsen’in Af3, g3, Fg2 filan gibi açılış-hazırlığını-boşa-çıkarmayı-amaçlayan sıkıcı hamleleri devam edecek mi? Göreceğiz.
Durum Anand lehine 1.1 iken (satranç yazılım değerlendirmesi), Carlsen’in beden dili ne kadar stres altında olduğunu gösteriyordu. Bunu fotoğraf olarak da paylaşıyorum. Anand gibi tecrübeli değil, çok da genç bir insan, kolay değil bütün bu sahne ışıkları altında oynamak…
Bu arada, basın toplantısında ne kadar çok Kasparov sorusu geldi! Birkaç yere girmesine izin verilmemiş filan... Adamın varlığı da yokluğu da olay. “Bir satranççıda katil içgüdüsüolmalı” sözünden bu yana ona olan saygım az. Ancak, bir oyuncu olarak, elbette bir efsane ve ona saçma resmi zorluklar çıkarılmasını anlayamıyorum.
Dostlar, artık Anand’ı destekliyorum, işte böyle de çabuk taraf değiştiririm! Sebebini açıklıyorum : hem daha iyi ve enerjik oynuyor, hem de basın toplantısında insanlara insan gibi davranıyor. (13 Kasım 2013)

No comments:
Post a Comment