Hafta sonu yolum Amsterdam’a düştüğü için, fırsattan istifade Wijk aan Zee’ye gidelim dedik arkadaşımla. Okunuşu ‘vayk aan zii’. Bu çok kolay değil, çünkü Amsterdam Centraal’dan tren ile Bijweek filan gibi bir ismi olan bir kasabaya gitmemiz gerekti önce. Kuzeyin kaçınılmaz soğuğu iliklerimize işledi tren istasyonunda! Neyse, sora sora WaZ bulunur, biz de istasyon çıkışından, bizim dolmuşlar gibi bir sistemle çalışan Trein Taxi’ye binmemiz gerektiğini öğrendik. Sürücü bir kadındı. Çok kısa bir mesafe, yaklaşık 5 dakikalık bir yol, ve işte doğru zamanda doğru yerdeyiz! Wijk aan Zee’de! WaZ küçük bir köy. Corus çelik fabrikası hemen yakında, kiremitten devasa bacalarını görmemek imkansız.
Hafta sonu yolum Amsterdam’a düştüğü için, fırsattan
istifade Wijk aan Zee’ye gidelim dedik arkadaşımla. Okunuşu ‘vayk aan zii’. Bu
çok kolay değil, çünkü Amsterdam Centraal’dan tren ile Bijweek filan gibi bir
ismi olan bir kasabaya gitmemiz gerekti önce. Kuzeyin kaçınılmaz soğuğu
iliklerimize işledi tren istasyonunda! Neyse, sora sora WaZ bulunur, biz de
istasyon çıkışından, bizim dolmuşlar gibi bir sistemle çalışan Trein Taxi’ye
binmemiz gerektiğini öğrendik. Sürücü bir kadındı. Çok kısa bir mesafe, yaklaşık
5 dakikalık bir yol, ve işte doğru zamanda doğru yerdeyiz! Wijk aan Zee’de! WaZ
küçük bir köy. Corus çelik fabrikası hemen yakında, kiremitten devasa
bacalarını görmemek imkansız. Turnuva büyük bir spor salonunda düzenleniyor, De
Moriaan. Acar muhabiriniz binanın önünde bir fotoğraf çektirmeden duramadı
elbet.
Binadan içeriye girdiğinizde, 60 küsur yılından bu yana orada oynamış birçok ünlü satranççının resmi karşılıyor sizi.
Eğer gözümden kaçmadıysa, ki tüm dikkatimle baktım, Kasparov yoktu resimlerde. Organizatörlerle
sürtüşmesinden olsa gerek. Ama Botvinnik, Spassky, Tal gibi birçok efsane
orada. Genç bir Karpov ile kendi gezegeni olduğu öne sürülen Ivanchuk
da.
Girişte solda geniş bir café-bar var, birçok oyuncu maçtan önce oraya takılıyor. Topalov mesela, orada bana yıldırım teklif etti ve 2-0 zımbayı yedi. Yoksa çok mu içmiştim?
Maçların başlamasıyla birlikte geniş spor salonunun balkon
kısmına çıktım. Sanki tüm Avrupa satranç oynuyordu! Açık turnuvanın
düzenlenmekte olduğu (katılım 17 Euro) ana salonu çevreleyen yan kısımlarda GM
A, GM B ve GM C grupları oynanıyor. GM A grubu fotoğrafta en uzakta olanlar,
büyük piyon resminin altındakiler.
Tek bir salona da mahkum değilsiniz üstelik : isterseniz maçları Kramnik ve
Anand’ın 5 m yakınındaki ekranlardan online izleyebilir, ‘biraz analiz
takılalım’ derseniz GM’lerin fikirlerini hemen yakındaki diger salona gidip
espriler eşliğinde takip edebilir ve sıkıldığınızda da her daim café-bar
aleminde maç yapabilirsiniz. Bir satrançsever için tam bir şekerci dükkanı
yani!
Biraz da GM A grubu izlemimlerimi aktarmak isterim, ne de
olsa onlar bizim pop starlarımız. Ancak, fotograf yok çünkü flaşlı çekim yasak
ve teknik bir sorundan dolayı flaşsız fotoğraf çekemedim. Sadece en sonda
Anand’ın kazancını belgeleyebildim, onda da hakem beni uyardı çünkü Kramnik’in
maçı devam ediyordu. Her neyse, oyuncular hamlelerini yaptıktan sonra hemen
kalkıp kendilerine ayrılan kısımda yürüyüş yapıyorlar. Bu bana ilginç geldi
çünkü genelde rakibin hamlesini hiç oturarak beklemiyorlar. Birşeyler içmek
serbest oynarken; mesela Kramnik kola (yoksa kahve miydi? anlayamadim pek),
Leko su içiyordu! Ben tüm bu oyuncuları internetten filan takip ediyorum, ama
canlı görmek bir hoş oluyor. Timman mesela, accaip şişman, ve ‘large’ bir adam;
gömleği pantolonunun dışına sarkmış, salaş ile modern arası bir görünümü var.
Çok çok göbekli ve adam bayaa alkolik galiba. Svidler da şişman, sevimli
görünüşlü biri, kulağında küpe var, ve deli gibi yürüyor her hamlesinden sonra.
Seyircilerin yakınındaki B grubunda oynayan Bulgar kadın oyuncu ayağa
kalktığında ise birçok izleyicinin ekranlara bakmaya ara verdiğini tahmin
edebilirsiniz! Kendisi A ve B’deki tek kadın oyuncuydu. Akşam, orada
geçirdiğimiz büyüleyici saatlerden sonra dönmek zorunda olmak üzücüydü biraz.
Bir Corus tişörtü aldık, ben Medium, arkadaşım XXL; trein-taxiyi telefonla
çağırdık, ve gelecek yıl Açık Turnuva’ya katılma hevesiyle Amsterdam’a geri
döndük (Wijk aan Zee tabelası üstte!)
Tek bir salona da mahkum değilsiniz üstelik : isterseniz
maçları Kramnik ve Anand’ın 5 m yakınındaki ekranlardan online izleyebilir,
‘biraz analiz takılalım’ derseniz GM’lerin fikirlerini hemen yakındaki diger
salona gidip espriler eşliğinde takip edebilir ve sıkıldığınızda da her daim
café-bar aleminde maç yapabilirsiniz. Bir satrançsever için tam bir şekerci
dükkanı yani! Anand Shirov’a karşı kale oyunsonunu kazanmıştı; ancak
Kramnik-Zhang maçı hala sürüyor olmalıydı.
Yayınlanma tarihi : 2000
No comments:
Post a Comment