Sonunda izleyebildim! Filmi -neredeyse 15 yıl önce- İsfahan merkezdeki üç katlı bir alışveriş pasajının en alt katında bulunan CD'ciden almıştım; kısmet Youtube'den izlemekmiş. Film restore edildiği için siyah-beyaz görüntüler gayet kaliteli olmuş, bu da ayrı bir seyir zevki veriyor.
Şah Rıza Pehlevi'nin İran'ın ne kadar 'modern'leştiğine dair propagandasının egemen olduğu yıllarda çekilmiş bir film bu, hem de Kültür Bakanlığı desteği ile. Sonrasında filmin dağıtılmasını yasaklayan ise yine aynı Kültür Bakanlığı oluyor! Sebebi de 'modern' İran'ın böyle cahil köylülerin, çarşaflı kadınların filan bulunduğu bir filmle tanıtılmasının önüne geçmek. Humeyni'nin en sevdiği filmlerden biriymiş; hatta İslam devriminden sonra sinema sektörüne desteğin sebebinin de bu sevgi olduğu söylenir.
İlk başta biraz zorlanıyor insan filme girmeye; sonuçta siyah-beyaz, köylük yerde geçen, ve 1969 yapımı bir sanat filminden bahsediyoruz. Ne var ki ilk yarım saatten sonra rahatça izlenebilir hale geliyor ve insanda biraz Yılmaz Güney'in 'Umut'u gibi nostaljik, dönemsel bir tad bırakıyor. Köylüler arasındaki o dostluk ve yardımlaşma duyguları bana iyi geldi. Beklentim yüksek değildi, o nedenle epey beğendim. Anadolu'da veya başka kırsal bir yerde de çok rahat çekilebilecek, esasen mikro bir kosmos yaratıp onun üzerinden sözünü söyleme yöntemini kullanmış bir film.
'Kayıp' duygusunu derinden hissettirdi bana, bu da yönetmenin amacına ulaştığını gösteriyor.

No comments:
Post a Comment