Saturday, March 26, 2022

Acı Tatlı Hatıralar -1

Steyşın Reno

Ortaokula tek başıma bizim steyşın arabayla giderdim bazen. Verirdi babam. Nasıl bir cesaretle bunu yaptı, yapabildi, hâlâ çözemiyorum. Şoför koltuğunda yolu görebilmek için kafamı epey kaldırmam gerekirdi.

Ortaokul ile lise aynı binadaydı. Arabayı okulun girişine, yüksek merdivenlerin altındaki alana park edip sınıfa çıkardım. Öğretmenlerin arabaları da orada olurdu. Kimse bir şey demezdi; o kadar mı 'köylük'tü acaba Bigadiç o vakitler? Bir-iki kız arkadaşa onları evlerine bırakmayı teklif etmiştim. Oysa utangaç bir çocuktum. O coşmuş duygulara karışan mahcubiyeti çok iyi hatırlıyorum hâlâ.

Babam bir haftalığına İstanbul'a gittiğinde araba tamamen bende kaldı. Birkaç arkadaş harçlıklarımızla Petrol Ofisi'nden benzin alıp kasabada gezmeye başladık. 13-14 yaşlarındayız. Kanal boyunun arkasındaki tozlu yolda güzel güzel giderken birden karşımıza polis arabası çıktı. Adamlar önce bizi fark etmediler, sonra tam yanımızdan geçmek üzereyken direksiyonda bir ufaklık olduğunu görünce yolu kapatmak için hızla hamle yaptılar. Epey toz kalktığını hatırlıyorum. Allahım, o kalan daracık boşluktan nasıl geçtim, sonra tam gaz nasıl topukladım bilmiyorum. Çılgın bir şeydi. Bizim çete ile bir yere sığındık, ama bir yandan da heyecanla analiz yapıyoruz. Polislerin peşimizde olmadığını anladığımız o yarım saat bir asır gibi sürdü. Çok eğlenceliydi her şey; sanki bir gangster filminin kahramanlarıydık.

Bazen babam yanımdayken de kullanırdım arabayı. Kasabanın dışındaki evimize giden toprak yolda inekler, hindiler filan olurdu. Bir düzine hindi yolda yayılmış dolanırlarken o gün hızımı ayarlayamadım ve süratle içlerine daldım. Babamın "Yavaş!" demesini iyi hatırlıyorum. Biraz daha gittim, dikiz aynasına baktım. İki tane zavallı hindi yolun ortasında çırpınıyordu. Babam sakince çıktı, tanıdık olan hindici ile konuşup paralarını ödedi. Beni azarladığını hatırlamıyorum, ama çok utanmıştım.

Perşembe günleri annemle kasabanın pazarından aldıklarımızı eve getirirdik. Yavaş sürerdim, gene de uzun yol çabucak biterdi. Ne kadar sevinirdi annem...

No comments:

Post a Comment