Kökler
Hastanedeki tetkiklerden sonra yine eve dönüyoruz annemle. İkimiz de yorgunuz. Yol boyu geçmişi anlatıyor bana, çoğunlukla güzel şeylerden bahsediyor. Şaşırıyorum; daha endişeli ve üzgün olmasını beklerdim. Yine de, sesi hüzünlü sanki.
Arabayı park edip yavaş yavaş girişe doğru yürüyoruz. Yolun köşesinde küçük bir çimenlik var, içinde bir çınar; köklerini dışarıya bırakmış. Orayı işaret edip "Gel, kestirmeden gidelim." diyor. Otlar ve ağaç çocukluğuna götürüyor annemi. Köydeki ormancı lojmanından çıkıp palamut ağaçları arasındaki taş binaya, okuluna koşuyor.
İtiraz etmek faydasız. Bari düşmesin diye kollarından tutuyorum. Yavaş adımlarla, çamurlara basmadan ilerlemeye çalışıyoruz. Bir anda, ağacın uzun köklerinden birine takılıp yere düşüyor annem. Elleri toprak oluyor. Tutup hemen kaldırıyorum. Dilim tutulsaydı; söylenip kızıyorum ona.
No comments:
Post a Comment