Mono Teyp
Tavukhane'de bir pazar günü. Babam divanda Cumhuriyet okuyor. Yanına gidiyorum. "Baba, 23 Nisan'da şiir okuyacağım ya, öğretmen 'Baban yazsın' dedi." Daha önce birkaç şiirini okumuştum törenlerde. Yüzü ışıldıyor; beğenilmek, takdir edilmek en sevdiği şey. "Tamam, git kağıt kalem getir; ben de bir duble rakı koyayım kendime" diyor.
İşe girişip bir şeyler karalıyor deftere. Sonra birkaç dize daha... Vakit ilerledikçe sıkıntı basıyor ona. Yandaki yüksek masada ödevlerimi yaparken göz ucuyla onu izliyorum.
Birden bana dönüp sesleniyor, "Şu Ruhi Su'nun kasetini buluver". Hemen koşturup getiriyorum. Kenarları yıpranmış kaset mono teypte dönmeye başladı bile : "Taksim Meydanı'nda üç kız, biri çiğdem biri nergis..." Babam rakısından bir yudum alıp bir şeyler daha yazıyor. Ruhi Su'nun gür sesi odayı kaplıyor : "Benim Kâbem insandır, hele nenni nenni dost nenni." Bir yudum daha.
İkindi vakti, masada çalışırken içim geçmiş. Babamın sesiyle uyanıyorum : "Yok oğlum, olmuyor..."
Tavukhane'de bir pazar günü. Babam divanda Cumhuriyet okuyor. Yanına gidiyorum. "Baba, 23 Nisan'da şiir okuyacağım ya, öğretmen 'Baban yazsın' dedi." Daha önce birkaç şiirini okumuştum törenlerde. Yüzü ışıldıyor; beğenilmek, takdir edilmek en sevdiği şey. "Tamam, git kağıt kalem getir; ben de bir duble rakı koyayım kendime" diyor.
İşe girişip bir şeyler karalıyor deftere. Sonra birkaç dize daha... Vakit ilerledikçe sıkıntı basıyor ona. Yandaki yüksek masada ödevlerimi yaparken göz ucuyla onu izliyorum.
Birden bana dönüp sesleniyor, "Şu Ruhi Su'nun kasetini buluver". Hemen koşturup getiriyorum. Kenarları yıpranmış kaset mono teypte dönmeye başladı bile : "Taksim Meydanı'nda üç kız, biri çiğdem biri nergis..." Babam rakısından bir yudum alıp bir şeyler daha yazıyor. Ruhi Su'nun gür sesi odayı kaplıyor : "Benim Kâbem insandır, hele nenni nenni dost nenni." Bir yudum daha.
İkindi vakti, masada çalışırken içim geçmiş. Babamın sesiyle uyanıyorum : "Yok oğlum, olmuyor..."
No comments:
Post a Comment