Tuesday, May 16, 2023

Notlar - Aralık 2022

Hapishanede günler yavaş, seneler hızlı geçermiş. Dışarısı da biraz öyle değil mi?

1986 yılında PTT değişik bir kampanya yapmıştı; birine mektup yazıyorsunuz, o mektup tâ 2000 yılında teslim ediliyor, hikâye bu. Ben de oturup 14 yıl sonraki ben'e mektup yazmıştım. 16 yaşımdayken 30 yaşındaki o adam Hakkı çok uzak gelmişti bana. Şimdi bizim bu köhne limandan demir almak bile öyle uzak görünmüyor gözüme. Aslında yaşlanıyor olmak beni kasmıyor hiç. Sanıyorum çocuğumun olması sayesinde böyle bu. Sevgili peygamberim Umberto Eco'ya göre ölümü yenmenin iki yolu var : Çocuk yapmak, ve kitap yazmak.
Gençlerle beraber çok güzel bir yılbaşı geçirdik evde. Telefonlarının ışığını açıp ortalığı diskoya çevirdiler, tekno dansı yaptılar. Sağolsunlar! Şimdiye dek geçirdiğim en güzel yılbaşı akşamlarından biriydi. Etrafta genç insanların olması hoşuma gidiyor. 'Ah, bizim zamanımızda şöyleydi, böyleydi.' muhabbetlerinden hiç hoşlanmıyorum. Bi bok yoktu bizim zamanımızda; hatta, baskı vardı, seçeneksizlik vardı. Şimdi gençler zehir gibi hepsi.
'Drive My Car' diye bir film izledim Mubi'de, çok beğendim. Bir de, yine Japon dostlarımızdan Nobelli Kenzaburō Ōe'den "Kişisel Bir Sorun" diye müthiş bir roman bitirdim. 'Annemde Üç Gün'den beri (neden bu kitap bu kadar az biliniyor??) okuduğum en iyi romandı.
Aysun bizim ev haliyle ilgili bir şey paylaşmış, onu da notlarımın arasına eklemek istiyorum. Ben epey gülmüştüm buna. İzin almadım paylaşmak için, bakalım neler olacak?
Bu yeni yıl dostlarım, arkadaşlarım ve en çok da İran'da direnen insanlar için güzel bir yıl olsun, dilerim.

No comments:

Post a Comment