Sıkıntı kutusu MUBI'den tam umudumu kesmek üzereyken karşıma işte bu müthiş film çıktı. Amy'den beri izlediğim en güzel belgeseldi Cem Kaya'nın filmi.
Doğrusu, benim gibi yaşı yetenlere daha çok hitap ediyor. Almanya'ya göç eden insanların 1950'lerde başlayan hikayesini nefis müziklerle anlatan bir film. Çok sıkıcı olabilecek bir konu bu kadar mı samimi aktarılır! Kasetler, düğünler, Almanca söyleyen bir Cem Karaca, Berlin Türk Pazarı'ndaki dükkanında saz çalan Neşet Ertaş... İnsanın içini yaşama enerjisiyle, mutlulukla, iyimserlikle dolduran nefis bir çalışma olmuş. Spotify link : https://open.spotify.com/playlist/3gDzd7X6jOgoqaoeaaEOAD
'Alamancılar'ın kurban rolünden sıyrılıp hakları için grev yaptıkları kısım özellikle duygulandırdı beni.
Bu kadar malzemeyi bulmak bir yana, bunları böyle nefis bir şekilde bağlayabilmek, ve izleyeni de filme tamamen dahil etmiş olmak büyük bir başarı. Jenerikteki tüm o şarkıları tekrar tekrar dinleyesim, o amca gibi uzaydan dünyaya bakarak bağlama çalasım var!

No comments:
Post a Comment