Saturday, February 17, 2018

Not Defterimden-10

'Kadın sorunu' dediğimiz şeyin aslında tamamen bir 'erkek sorunu' olduğunu çarpıcı bir şekilde yüzümüze vuran aşağıdaki fotoğrafa bayıldım. Homofobik birçok erkeğin fotodan rahatsız olduğunu okudum yorumlarda ; şaşırmadım. Bizleri son derece kötü yetiştiriyorlar. Egolarımızı şişiren, kadınları küçümseyen bir toplumdan çıkıyor bu erkekler... Kürt meselesi gibi aslında ; sonuçta o da esasen bir Türk meselesi değil mi? Bu mevzuların böyle taraflarına daha çok eğilmeliyiz sanki.. Paylaştığım fotoğraftaki genç kadınlar benim yanında olduğum insanlar ; çok yakın hissediyorum kendimi onlara.

***

Otuz yıldır İstanbul'dayım, hızlıca yapılmış olanı saymazsak ilk defa Ayasofya'ya gittim. Bir rehber arkadaşın yardımıyla iki saat boyunca bu "İstanbul mücevheri"ni gezdik. Ayasofya düşündüğümden daha karışık bir yer çıktı, tamamen kapsamak oldukça zor.. İkinci katı da varmış, bilmiyordum, orayı da bayaa dolaştık. Ayasofya kedisini gördük, çok şirindi. Bahçedeki 12 havariyi simgeleyen koyunların olduğu taşlar da Kariye ile olan bağlantıyı kurmamı sağladı.

Benim en çok ilgimi çeken şey Fatih'in böylesine ileri görüşlü, toleranslı bir padişah olmasıydı. Darmaduman edebilirdi ortalığı, nitekim Haçlılar bunu yapmışlar zamanında. Fatih gurur duyulacak şekilde tümünü korumuş, sadece ince bir sıva ile kapatmış. Belki o sayede zarar da görmemiş resimler. Benim için en şaşırtıcı şey ise, Aya Sofya'nın "sofya"sının bizim felsefedeki "sofya" olduğuydu! Aya Sofya, Kutsal Bilgi anlamına geliyor ; ve Fatih de ismini bu nedenle değiştirmiyor. Özlediğimiz İslâm anlayışı bu olmalı.

***

Manuş baba'yı yeni işittim. Nazan Öncel şarkılarının cover'larıyla tanınıyormuş daha çok, ama şimdi kendi bestelerini de seslendiriyor. Sesinin aralığı dar geldi bana, bir de sanki hep aynı role çıkan aktör gibi şarkıları da dar bir bantta dalgalanıyor. Yine de enerjik, insanı üniversite zamanlarındaki gibi umutlu hissettiren bir havası var. Takip edeceğim. https://www.youtube.com/watch?v=Kv91VI8imaY

***

Maya Angelou diye bir şair var, vallahi ilk defa duydum, utandım. Çok cesur, güçlü şiirleri olan siyahi Amerikalı bir kadın şair. Bunun yanında bissürü Oray Eğin ve Emre Aköz yazıları dinledim yollarda. Bu adamlar birer nefret figürüdür ama farklı bakış açıları mevzuların bazı detaylarını yakalamamda yardımcı oluyor.

***

Yıllardır severek gittiğim Büyükçekmece Öğretmen Evi bir zenginimize satılmış. Birkaç yıl önce bahçesinde keyifle bira içerdik, onu kaldırmışlardı, şimdi tümden çıkıveriyor hayatımızdan. Üzüyor bu beni...

***

19 Ekim Aliya'nın ölüm yıldönümü. Özlüyoruz.

22 Ekim 2017



No comments:

Post a Comment